Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî En Güzel Sözleri

Mevlana olarak bilinen Mevlana Celaladim Muhammed 1207'de Pers'de doğdu ve bir Sufi şair, manevi öğretmen ve teologdu. Eserleri Farsça yazılmıştır, ancak yansımalarının derinliği için dünyayı kazanmışlardır. Dininiz veya inancınız ne olursa olsun, elbette, bu şairin sözleri sizi büyüleyecek. Zevk ve bu güzel Rumi ifadeler göz atın!

Gönderim  3,933 Görüntüleme Güncelleme 1 yıl önce
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî En Güzel Sözleri

Mevlana en güzel özlü sözleri

Siz sadece okyanusta bir damla değilsiniz, bir damla içinde okyanusun kendisisiniz.


Kelime kullanmayan bir ses var. Dinleyin.


Her insanın ruhuna ekilen şey bir gün çiçek açar.


Seyahat etmek, sevgiyi ve gücü hayatınıza geri getirir.


Sevgi, sizinle her şey arasındaki köprüdür.


Belki de köklerde bulduklarımız için dallara bakıyorsunuzdur.


Aradığın ilham zaten içinizdedir. Sessiz ol ve dinle.


Aradigin sey seni ariyor.


Nerede olursanız olun, yerin ruhu olun.


Hissettiğin bu acılar elçilerdir. Onları dinle.


Görev, sevgiyi aramak değil, sadece kendi içinizde inşa ettiğiniz tüm engelleri aramak ve geri almaktır.


Sevgi olmadan, bir damla inci olmazdı.


Sevgiden başka hiçbir şey sevgiyi ve sevgilileri açıklayamaz.


Seyahat etmek için ayaklarınız mı eksik? Kendi içinizde seyahat edin.


Gökyüzü ol. Bir balta al ve hapishane duvarını yık.


Hz. Nuh gibi devasa ve anlamsız bir projeye başlayın, insanların sizin hakkınızda ne düşündüğü kesinlikle fark etmez.


Cehalet Tanrı'nın hapishanesidir. Bilgi Tanrı'nın sarayıdır.


Akan su gibi üzüntü olmadan her günü geride bırakmak iyidir.


Atınızdaki herkesten "Atımı gören var mı?" Diye soran köyden köye gidiyorsunuz.


Size verilen sorunları kabul ettiğiniz anda kapı açılacaktır.


Sessiz olun çünkü sessizlik dünyası büyük bir bolluktur.


Vur ve kapı açılacak. Yok ol, güneş gibi parlayacaksın. Göklere yükselecek olan sonbahar. Hiçbir şey olmayın, her şey olacaksınız.


Ruhum başka yerlerden, bundan eminim ve orada bitirmek niyetindeyim.


Bütün dinler tek dindir.


Ruhundan bir şeyler yaptığında, içinde hareket eden bir nehir hissediyorsun, bir sevinç. Eylem başka bir bölümden geldiğinde, bu duygu kaybolur.


Kalbinizde yanmaya hazır bir mum var. Ruhunda doldurulmaya hazır bir boşluk var. Hissediyorsun, değil mi?


Birçoğu bir tehlikeden diğerine daha kötüsü kaçanlar. Birçoğu yılandan kaçar ve bir ejderha bulur.


Seni acıtan, kutsar. Karanlık senin mumundur.


Su getirmeyin; sadece susadığınızı gösterin ve etrafınızda su akacaktır.


Tüm evren tek bir insanda bulunur - SİZ.


Düşüncelerinizi uyutun, kalbinizin ayının üzerine gölge düşürmemize izin vermeyin. Düşünmeyi bırak.


Ben bu saç değilim, ben bu ten değilim, içinde yaşayan ruhum.


Aşıklar sonunda hiçbir yerde bulunamazlar. Hep birbirlerinin içindeydiler.


Göreviniz aşkı aramak değil, sadece içinizde aşka karşı inşa ettiğiniz tüm engelleri aramak ve bulmaktır.


Dün akıllıydım, bu yüzden dünyayı değiştirmek istedim. Bugün akıllıyım, bu yüzden kendimi değiştiriyorum.


Eriyen kar olun. Kendinizi kendinizden yıkayın.


Kanatlarla doğdun. Neden hala hayat boyunca sürünmeyi tercih ediyorsun?


Gel bak, çünkü arama şansın temelidir: her başarı kalbini istediğin yere koymaya bağlıdır.


Diğerlerinde gördüğünüz kusurların çoğu, onlara yansıyan kendi kusurlarınızdır.


Yara, ışığın size girdiği yerdir.


Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun, kusuru örtmeyi marifet edin kendine. İşte o zaman kusursuz olursun.


Üzülme Can! Doğruysan zarar gördüm deme. Bil ki iyiler mutlaka kazanır.


Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.


Kalp denizdir, dil de kıyı. Deniz de ne varsa kıyıya o vurur.


Fakat harap olmaktan niye gamlanayım? Harabenin altında padişah hazinesi var.


Ne kadar zengin olsan, ancak yiyebileceğin kadar yersin. Denize testiyi daldırsan, alabileceği kadar su alır, gerisi kalır.


Demiş ki; Mevlana; “Seni seveni zehir olsa yut. Seni sevmeyeni bal olsa da unut.”


Üzülme! Çünkü yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma; yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar.


Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.


Şimdi sen; Uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın? Yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için, kendine mi kızgınsın?


Korku erkektir, umut ise dişi; onlardan ölümsüz ve temiz şeyler doğar.


Güçlük kolaylıkla beraberdir, kendine gel, ümidi bırakma! Akıllı insan bilir ki, ölümün arkasında bile daha güçlü bir hayat beklemektedir.


Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.


Ey sevgili. Sen benim içten içe kanayan en derin yaramsın. Ne kadar özlendiğini bir bilsen, yokluğundan utanırsın.


Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı.


Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki..


Aşk kalpten vurur, dost ise sırttan. Kalp iyileşir ama sırt hep kambur kalır.


Aşk okunun açtığı yaradan, nice bağrı yaralı, nice avlanmış hasta var! Fakat ortada ne ok görünüyor, ne de yay.


Dost ise düşünme, ver ömrünü gitsin. Dost değilse, hiç bekletme yol ver gitsin.


Bir kişiyi tanımak istiyorsan, düşüp kalktığı arkadaşlarına bak.


Sende en iyi ne varsa dostuna onu ver.


Dostluk illa yan yana, diz dize olmak değildir. Asılcan cana, kalp kalbe olmaktır.


Dost; acı söyleyen değildir. Acıyı tatlı söyleyebilendir.


Her şeyi aramadıkça bulamazsın; fakat bu dost başka; bunu bulmadan arayamazsın.


Dost sanma şanlı vaktinde dost olanı. Dost bil gamlı vaktinde elinden tutanı.


Aradığın şey kendini aramak.


Her şey, neye layıksa ona dönüşür.


Aşk her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez!


Bizi bilen bilir bilmeyen de kendisi gibi bilir.


Sevdiklerinize gül verin, gülünüz yoksa gülüverin!


Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de haya!


Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır.


Aşksız olma ki ölü olmayasın. Aşkta öl ki diri kalasın.


Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak onu aramamak demektir.


Öğüt verecek insana değil örnek olacak insana ihtiyaç var.


İnsanın hammaddesi topraktır ama fazla suladın mı çamurlaşır.


Cahil insan gülün güzelliğini görmez. Gider dikenine takılır.


Ömründen nasibin kendini sevgiliden mesut bulduğun andan ibarettir.


Açlık ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir düşünsene.


Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrüm ömrüme nasip olsun diye!


Ey can! Güneş herkesin üzerine eşit doğar ama gül başka leş başka kokar.


Sesini değil sözünü yükselt! Yağmurlardır yaprakları büyüten gök gürültüleri değil.


Aşk-ı zikretmek için söz dudağa gelmeden önce cemre gibi yüreğe düşmelidir.


Ey canımın sahibi yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var!


Yarın yaparım yarın yaparım deme! Bugün de dünün yarınıydı ne yapabildin?


Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı dünyada su da olmazdı ateş de.


Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı ancak gül sayesinde.


İman nedir? Diye akıldan sordum; akıl kalbimin kulağına söyleyerek iman: ‘edeptir’ dedi.


İnsan gözdür görüştür gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa değeri o kadardır.


Allah (c.c) üstünlük bakımından (Allah için dökülen) gözyaşını şehitlerin kanı ile eşit tuttu.


Aşk davaya benzer cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!


Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak.


Sesini değil sözünü yükselt! Yağmurlardır yaprakları büyüten gök gürültüleri değil.


Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir.


Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman bilemem. Yeter ki o kapıda durmayı bil!


Aklım kalbime; “İman nedir?” diye sordu: Kalbim ise aklımın kulağına eğilerek; “İman edeptir.” dedi.


Eğriyi kendinde arayan doğruyu kalbinde bulur. Aşkına emekle yürüyen dermanı derdinde görür.


Aldırma söylenenlere: Varsın görenler seni bir ot sansın. Sen gül ol da uğruna ötmeyen bülbül utansın.


Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın.


Akıllılar önceden ağlarlar; bilgisizlerse işin sonunda başlarını vururlar. İşin başında sonunu gör de ceza gününde pişman olma.


Hayat sana arka arkaya dikenleri gösteriyorsa sakın üzülme aksine sevin. Çünkü çok yakında gülü de gönderecektir.


Duydum ki gıybetimi yapmışsın, yüzüme söylemekten kaçmışsın. Benim gibi bir acizden korkmuş Allah’tan korkmamışsın.


Dikenden gül bitiren kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten kederi de sevinç haline sokabilir.


Yalnız kalırsan yalnız olmadığını bil! Dertli isen dermanın olduğunu bil! Hiç bir şeyin sahibiyim deme emanetçi olduğunu bil!


Üzülme! Çünkü yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma; yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar.


Derdimi seviyorum biliyorum ki derdimi verende beni seviyor. Seven sevilenin nazını ölçüyor sevilen çekmesinde neylesin?


Acı su da tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma. Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır.


Aslında farkındayım hayatımdaki sahte varlıkların istesem bir anda temizlemesini de bilirim. Ama bunca sahteliğin benim samimiyetime ihtiyacı var.


Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, Bir de söyleyene bakarım adam mı diye!


Haydi şu benlikten kurtul herkesle anlaş herkesle hoş geçin. Sen kendine kaldıkça bir habbesin bir zerresin fakat herkesle birleştin kaynaştın mı bir ummansın bir madensin.


Uçan kuş yeryüzünde kalsa tasalanır derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu kümes hayvanı yeryüzünde sevinçle yürür yem toplar neşeyle koşar durur.


Gönül gönül verilerek alınır.


Kitaplardan önce kendimizi okumaya çalışalım.


Kusur arıyorsan tüm aynalar senin.


Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın.


Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur.


Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır.


Gönül ebedi olmayan mülkü bir rüya bil!


Köpeklerin kardeşliği aralarına kemik atılana kadardır.


Dert insanı yokluğa götüren rahvan attır.


Cahil kişi gülün güzelliğini görmez gider dikenine takılır.


Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.


Gerçek aşk’ı bilen kalp bir damla suya bile hürmetle bakar.


Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.


Çektirilen acı havada asılı kalmaz çektirenin başına düşer.


Bozuk olunca maya ne ar tanır ne de hayâ!


Bir kimsede kibir varsa söz söylediği zaman soğan gibi kokar.


Bilmez misin ki cevap vermemek de cevaptır.


Sen Allah’a güven. Hiç beklemediğin anda çiçek açar umutlar.


Sabır önceleri zehirdir. Huy edinirsen bal olur!


Yok dünyada hicrandan daha acı ne istiyorsan et de onu etme.


Bazı insanlar bize armağandır bazıları ise ders.


İnsan her şeyi göremez sevdiğin şeyler seni kör ve sağır eder.


Harf’ler yetmedi anlaşılmama bari hâl’den anla.


Kim ne olursa olsun sevgili bizim olsun tek canı canımız olsun.


Gönül sevgiyi bulmuşsa kuru dal bile çiçek açar.


Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var.


Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.


Susmak mana eksikliğinden değil. Belki mana derinliğindendir.


Ahlak örtüsü olmayanı başörtüsü dindar yapmaz.


Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa o yine dilsiz sayılır.


Ey dost! Derdin ne olursa olsun umudun her zaman Allah olsun.


Kanat vardır doğanı padişaha götürür kanat vardır kuzgunu leşe götürür.


Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.


Ben hiç dilek tutmadım hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!


Şikayetçi kötü huyludur. İyi huylu şikayet etmez tahammül eder.


Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!


Can’ı Canan’a teslime hazır değilsen ‘ben Aşk’ım’ deme kimseye.


Gülü gülene ver. Kalbini sevene ver. Sevmek güzel şeydir. Kıymet bilene ver.


Üç sözden fazla değil tüm ömrüm şu üç söz hamdım piştim yandım.


Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! Ya da yazık olur adabına.


İsyanlardayım dedi. Hayır imtihanlardaydı. Fark etseydi kurtulacaktı.


İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toparlan da ufak bir imtihana satma kendini.


Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.


Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.


Bazen halimize Melekler imrenir. Bazen de halimizden Şeytan bile iğrenir.


Akıl bir kuzu nefis bir kurt iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa nefis aklı yer.


Kır oğul zinciri hür gez hür konuş yok mu altından gümüşten bir kurtuluş?


Bir gönülde aşk ve sevgi ateşi yoksa o kişi karanlıklarda Allah nurundan habersizdir.


Ne kadar bilirsen bil söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.


Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et çünkü söz yürekten gelir dilden çıkar.


Yüz kişinin içinde aşık gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.


Kapı açılır sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!


Gel de birbirimizin kadrini bilelim. Çünkü ansızın ayrılacağız birbirimizden.


Sus gönlüm! Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.


Kötülük yaptın mı kork! Çünkü o bir tohumdur. Allah yeşertir karşına çıkarır.


Ey Müslüman edep nedir diye sorarsan bil ki edep her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.


Muhabbet ve merhamet insanlığın hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.


Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.


Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım elinde su tasıyla iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.


Yılan sokması seni sadece canından eder. Ama kötü dost hem candan hem de imandan eder!


Tut ki Ali’den sana miras kaldı Zülfikar. Sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikar neye yarar?


Aşkın hikâyesini durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.


Bir muammadır aşk. Kiminin vicdanına atılan taş kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk.


Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.


Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine sevmek ve sevilmek için çareler arayın.


Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.


Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz zaten.


Aklım her gün tövbe eder. Nefsim her an tövbemi bozar. Arada kalmış bîçareyim. İyi ki senin kapın var.


Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.


Beni çok özle bir daha bu kadar sevmeyecekler seni. Aşksız olma ki ölü olmayasın. Aşkta öl ki diri kalasın.


Kimle gezdiğinize kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle karga çöplüğe götürür.


Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin. Benim tek derdim yere düşen edebinize takılmamak.


Her yerde olmak gibi bir duan varsa gönüllere gir çünkü sevenler sevdiklerini gönüllerinde taşırlar.


Ey sahura kalkan sahur yemeği yiyen kişi! Az konuş hatta sus! Sus da orucu anlayanlar oruçtan söz etsinler.


Nefsin üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?


Şarap küpü nereye konursa konsun şaraptır. Gül mezbelelikte bitmekle kötü olmaz şarap altın tasa konmakla helal olmaz.


Seni bağrıma değil bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak ama gönlüm daima aşk kokacak.


İyiyim desem yalan olur kötüyüm desem inancıma dokunur. En iyisi şükre vurayım dilimi belki o zaman kalbim kurtulur.


Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken başka şişelerde şarap olmuşuz başka hayallerde harap olmuşuz.


Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.


Altın ne oluyor can ne oluyor inci mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.


Başta dönüp koşan nice bilgiler nice hünerler vardır ki insan onunla baş olmak isterse baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol.


Merhamette güneş gibi ol cömertlikte akarsu gibi ol tevazuda toprak gibi ol ayıpları kusurları örtmekte gece gibi ol.


Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.


Misafirsin bu hanede ey gönül umduğunla değil bulduğunla gül hane sahibi ne derse o olur ne kimseye sitem eyle ne üzül.


Nefsin ejderhadır. Öldü sanma uykuya dalar o. Dertten eline fırsat düşmediği için uyur. Derdin bitince çıkar hemen. Hüner dertsizken de nefsi uykuda tutmadadır.


Aşk nasip işidir hesap işi değil! Aşk adayıştır arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni bulmaya gelir.


Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.


Güzelliğin bir damlası olan Leyla için uykuyu haram etmek çok değilse güzelliğin kaynağı Mevla için bir ömrü feda etmek az bile.


Küle döndüysen yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.


Yaşadığın dünyaya bak yüce tanrı hangi eserini sevginin kucağında büyütmemiş? Neden okşamak ve kucaklamakla gidilecek yere tekme ve tokatla erişmeyi tercih edesin?


Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere üçlere gerekirse binlere? Yapabilir misin? Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma ya çok seversin bir kere ya da hiç sevmezsin.


Ey sevgili heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan ne güne duruyor al kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan kendime ettiğim dualarım senindir.


Gülün nadide özü dikenlerde yaşar.


Tepkiniz?

0
ÇOK KOMİK
0
SEVDİM
0
SADE
0
VAY CANINA
0
KOMİK
0
KÖTÜ!
0
BERBAT
0
MÜKEMMEL!
0
KIZDIM